KAYBEDECEK BİRŞEYİ OLMAYANLAR

Bir insan neden bir düşünce uğruna canından vazgeçerek başkalarının canını almaya çalışır?!..

İşte size bu bulmacanın çözümü.

1. Öncelikle bu insan masum insanları öldürerek amacına ulaşabileceğini sanıyorsa okul hayatının hiç olmadığını yada gerekli eğitimi almadığını söyleyebiliriz.

2. Bir insan hayatından vazgeçebiliyorsa bu insan hiç iş bulamamış yada çalışmaya uygun hale gelememiştir. Dolayısı ile gelir elde edememiştir. Ve hatta ailesinden ihtiyacı olduğu sevgiyi görememiştir. Yani kaybedecek birşeyi yoktur.

3. Kaybedecek birşeyi olmayan insanlar elinde para olan kişiler tarafından kolaylıkla kandırılabilirler. Eğer insanları din ile kandırırsanız, din uğruna öldüklerinde cennete gideceklerini sanarlar.

Sonuç :  Kaybedecek birşeyi olmayan insanlar cennete gideceklerini sandıkları için cehennem gibi yaşadıkları hayatlarından vazgeçiyorlar.
Peki bunun sorumlusu kim?!!

Öncelikle kaybedecek birşeyi olmayan insanlar nasıl ortaya çıkıyor bunu bir inceleyelim.

Bir ülkede kaybedecek birşeyi olmayan insanların yetişebilmesi için o ülkenin gelir dağılımında bir uçurum var demektir. Aynı zamanda demokrasinin ve adaletin de olmadığını söyleyebiliriz.

Örneğin Suriyede terorist neden yetişiyor?

  • Dikdatör bir rejim var
  • İşsizlik çok, halkın büyük bir kesimi çok fakir ve cahil
  • İç savaş bu durumu daha zor hale getirdi.

Peki Türkiye de seçimler var mahkemeler var, ekonomi iyi, neden terorist yetişiyor?!!!

  • Türkiye rejim olarak aslında Suriyeden pek de farklı değil. Yöneten kişi olması gerektiğinden fazla süre yönetimde kalıp, daha uzun süre kalmak için sistemi değiştirmeye çalışıyor.  Halkı dinlemeyip nasıl olsa bana oy verdiler düşüncesiyle keyfi davranıyor.
  • Türkiyede adalet sistemi çökmüş durumda. Hükümet işine geldiği gibi mahkemeler kurup savcı atamaları yapıyor. Kendi yolsuzluklarını açığa çıkaran savcıları görevden alıyor.
  • Türkiyede işsizlik oranı her geçen gün artıyor. Bununla beraber devlet harcamaları o kadar artmış durumda ki halka sürekli yeni vergiler yada ek maliyetler çıkarılıyor. Elektrik, su faturalarında görüyoruz bunu mesela. Devletin görevi yeni vergiler çıkartmak değildir, Vergileri ve halkın ihtiyacının maliyetini düşürmektir. Halk bu şekilde fakirlikten kurtulur. AKP hükümeti halkı sömürüyor. Zenginler çok zengin, fakirler çok fakir olmuş durumda.
  • Halkın parasıyla saraylarda yaşanıyor bu ülkede. Örtülü ödeneklerle düğünler yapılıyor. Devlet ailecek yönetilip tüm akrabalar eş dost organize devlet ihalelerine katılıyor. Bu arada ihale sistemi de yalan. Bizzat şahit oldum. Adam kayırma, rüşvet heryerde. Avanta almazsan enayi oluyorsun bu ülkede.
  • Devletin malları avanta uğruna satıldı. Avantacılar zengin halk fakir oldu. İmarı olmayan bir arazi yandaş şirketten borç ile satın alınır bir telefonla imarı çıkarılır, aynı gün 10 katına satılır. Sonra nerden geldi bu gemicikler diye düşünürsünüz.

Eeee bu durumda terörizm’in nedeni hükümetin kendisi gibi görünüyor?!! Peki neden insanlar bugün bile seçim olsa oyunu AKP ye verir ?!?!?

1. Saadet zinciri

Devletin çok para harcamasının en büyük nedeni de bu. Çok para harcamalı ki devlete çok insan çalışsın, AKP ye oy vermezlerse işsiz kalsınlar. Otoyollar büyüzden yapılıyor. Fakir halka gereksiz çiçekler buyüzden dikiliyor. Kömür beyaz eşya hatta para dağıtan devletimiz var. Asıl ihtiyaçlarımız bunlar değil.

2. Din sömürüsü

Türkiyede çalıyor ama Allaha inanıyor diye AKP ye oy veren milyonlarca insan var. Din sömürüsü yapmak ve bununla cahil insanlardan oy toplamak gayet kolay hala. Aslında dinini bilse çalanın kolunun kesilmesi gerektiğini bilirdi.

3. Cahilliğe yatırım

AKP hükümeti geleceğini sağlama almak için imam hatipleri kullanarak hendine oy verecek bir nesil yaratıyor. Üstelik cahil insanlara ihtiyaç duyduklarını söylediler.

Peki çözüm ne????

Bu şekilde büyük oyunların oynandığı bir ortamda kolay çözüm olmaz. Çünkü adalet sağlayan bağımsız değil. Yani adalet sağlanmıyor. Öncelikle Adalet gelmeli. Ama adalet gelmesi için hükümet gitmek zorunda. Çünkü başta onlar suçlu. Kendilerini yargılamaktan kaçındılar.

Adalet herkesin eşit olması değildir.

Bu nedenle Kürt vatandaşlarımızı anlamıyoruz!!!

Yazımın başında dediğim gibi “Hayatı boyunca kaybedecek birşeyi olmamış cahil insanlar masum insanları öldürür” Fakat, “Elindeki herşeyi kaybederse kültürlü insan, suçluları öldürür!!! ”

Kaybedeceklerimiz var bizim, Terörist de değiliz; Peki ne yapabiliriz???

Benim bu yazıda anlattıklarımı AKP ye oy veren tanıdıklarınıza anlatın. Umursayın. Çok önemli. Onları ikna edin. Onlar da diğerlerini ikna etsin. AKP nin yaptığı kötülükler saymakla bitmez ben bu kadarını yazabildim. Herkese hırsızın, dikdatörün herzaman cezalandırılması gerektiğini anlatın. Hükümet ve partiler değişmezse kan dökülmeye devam edeceğini öngörmek zor değil. Partililer de parti içi demokrasiyi sağlamalı. Yeni gelen de gidebilmeli.

Umarım kimse ölmez, şiddet son bulur.
Herkesin kaybedecek bişileri olur, ülkemiz huzura kavuşur.

Hüseyin Avni YALÇIN

KIZ ÇOCUĞU

Kapıları çalan benim,
Kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem,
Göze görünmez ölüler.

Hiroşima ‘da öleli,
Oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım.
Büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
Gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
Külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
Hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
Kaât gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
Teyze,amca bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
Şeker de yiyebilsinler.

Nâzım Hikmet Ran

 

Bu şiiri ingilizceye çevirip duygu yüklü bir melodiyle seslendiren Pete Seeger ‘ın aşağıdaki şarkısını mutlaka dinleyiniz.
http://youtu.be/Im3oxaQ3Ong

I come and stand at every door

YAZMAYA BAŞLIYORUM…

Sevgili sosyal medya hesaplarımı takip eden dostlarım;

Baba olduktan sonra farkettim ki küçükken bize öğretilen değerler unutulmuş gitmiş. Ülkemizi yönetenler bu değerlere değer katmak yerine halkı cehalete sürükleyerek çıkar elde ederken, halkımız kültürel olarak o kadar sömürülmüş ki, insanlar doğruyu yanlışı bile ayırt edemez olmuş. Ben de bu nedenle oğluma daha iyi bir gelecek bırakabilmek için naçizane düşüncelerimi paylaşmaya karar verdim. Yazacaklarımı özellikle bir çok yaşıtlarımın ve büyüklerimin bildiğini biliyorum fakat bizim bilmemiz herkesin bildiği anlamına gelmiyor. Bazı değerler hakkında birazcık da olsa farkındalık yaratmak için sizlerin de paylaşmanızı ve hatta katkıda bulunmanızı rica ediyorum. Bu değişimi, çoğumuzun çok sevdiği sosyal medyayı faydalı bir hale getirerek yapabiliriz. Paylaşımlarımı takip ediniz.


Değerler eğitimi okullarda ağaç ile anlatılır ve üzerine değerlerimiz yazar. Fakat bu değerleri ağaç üstüne madde madde yazmak yerine bu güzel ağaç resmini paylaşıp anlatmayı tercih edeceğim.